Menzil

Menzillilerin buluşma mekanı, İslamiyeti Tebliğdir Niyetimiz...

Son yorumlar

Yorum yok

Ilan

Anahtar kelime (taglar)

abdurrahman önül Abdülhakim-i Arvasi Aç Gözünü Kıl Nazar Ademoğlu Bir Fener akıl akıl kaybı Allah'ı görmek Anlara Aldanma Arif Ayrılık Aziz yara elvada dinle Aziz Yara Elveda Azrail Başına Aşk Aşk Denizi Dalgalandı Aşk dinle Aşk2 Bahar Gelince Bahtiyar Kişi Ben Neyim Besmele Beş Vakt Namaz Biz Allah\'ı Severiz Bu Adem Dedikleri Bu Aşk Bu Dünyada Bilseydim Bu Fenada Kişi Bulduk Bundan Büyük Kâr Olmaz Büyük Alimler (Silsile-i Aliyye) Canan Elinden cehennem cehennem nedir cennet cennet nedir cin cin nedir Çık Da Bir Seyret Çün Ezelde Dedikleri Gerçek İmiş Değilmisin Muhammed\'in Ümmeti Delil Denizi Dalgalandı dinle dinle ilahi Divane Nefsim dua dua önemi duanın faydası Ehl-i Sünnet Itikadı Elden Çıkmadan Erenlerin Sohbeti Eshab-ı Kiram esma Evliya Ey Nazlı Yavrum Ey Yarenler Ey Kardeşler Ey İnsan gavs Geldiği Zaman Geldim Cihana Gelin Nemaz Kılalım Gelmişem gizli şirk grup hacegan günah Gözün Aç Hakikat Kitabevi Hakka Bırak Her İşini Hakka Yaklaşmak İstersen Hakkın Yüzdört Kitabı hamd nedir hamd ve şükür farkı Hayat Hepsi Birdir haşir haşir nedir Hem Neyim Var Herkese Lazım Olan Üç Şey Herkesin Var Bir Kesi hesap hesap günü Hikaye Olarak Dinleyen Seni hükmü ibadet ibadetlerin ihmali ihmal ilahi ilahi 2009 ilahi download ilahi kitaplar ilahi rapid inanç indir israiloğulları Işık Olmayınca İsterim Kabristandan Geçer idim Kader kader değişebilir mi kader değişimi kainat nizamı kaside dinle kitaplar küfretmek küfür küfür çeşitleri Kıl İnsaf kıyamet kıyamet alametleri kıyametin kopuşu mahşer mahşer nedir Meclis-i Abdulhakim Medet Allah\'ım Mektubat Mektubat-ı Rabbani menzil Menzil ilahileri Mes\'ud Kimse Oldur ki Mevlid Mevt Mezhebsiz Kimse mizan mizan günü mizan nedir Mucize Mucize Muhammed\'dir mukaddes kitaplar Murai Müceddid-i Elf-i Sani mükaşefetul kulub Münacaat Mü\'minin Duası Nasıl Bakıyorsun Güle nasıl bulaşır nasıl inanıyoruz Ne Fayda Ne Yürürsün Hayal Üzre Necip Fazıl Nefs neye inanıyoruz Niçin Talebde Değil Oldu Bizden Irak Ramezan Geldi Rabb Rabb'i görmek nasıl olacak rapidshare riya Sakın Aldanma Dünyaya Seadet İstersen Seadet-i Ebediyye Secavendler sedat uçan Sen Ne Cevab Verirsin senai demirci Seni Seven Aşıkın Seni Sevmekten Maksadım Seslendi Ol Müezzin silsile sultan Sübhanı Arzularsın Tasavvuf Tevhid uğur ışılak Usandırma İli Uyan Sevdiğim Gençlik Viran Oluyor Gönlüm ya melik Yanar mı Üç Nisan İki Şey İlahi dinle İlm Olmazsa İlm İmam-ı Rabbani Ümmet İsen Ol Müctebaya Yürü Dünya Yürü Zerreler Zahir Olmazdı ölüm ölümden sonra hayat şefaat şefaat hak mı şefaat nedir şeytan şeytan nedir şeytan ve cin şeytan yaygarası şeytanlık şuur şuur kaybı şükür nedir

Arşivler

rss Sindikasyon

Kategoriler

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

18 Kas 2008 - 13:30:19
Hayat Bir İbadettir

HAYAT BİR İBADETTİR

İnsanlık bütünüyle Allah'ın kulları, Cenab-ı Hak onların yegâne yaratıcısı ve kulluğa layık tek mabududur. Sonunda dönüş yalnızca O'nadır.

İşte huzur-u ilâhi'de toplanacak olan insanların, dünyadayken teslimiyet içinde Allah'a yönelmelerine, O'na tazimde bulunmalarına ibadet adı verilmiştir. İnsanın vazifesi budur. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle ferman buyurmaktadır: 'Cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.' (Zariyat, 56)

İbadet, Mevlâ'nın emirlerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınarak kulluk sorumluluğuyla hareket etmektir. Samimi niyetle karşılığını Alemlerin Rabbi'nden beklemek üzere, O'na yakın olmayı dileyerek itaat etmektir.

İbadet deyince genellikle anlaşılan namaz, oruç, hac, zekât gibi zamanı ve şekli belli ibadetlerdir. Şüphesiz bunlar en temel ibadetlerdir, ancak ibadeti yalnızca bunlardan ibaret görmek, ibadetin anlamını daraltıp eksiltmektir. İslâm'ın şartlarından olan bu ibadetler, genel ibadeti, yani hayatın her anını kapsayan kulluğu ayakta tutan temeldir. İşte bu temelle birlikte bütün hayatı kuşatan ibadet halini de dikkate aldığımızda, mücella dinimizin bütün ihtişamıyla belirginleştiğini görürüz.

Tarih boyunca pek çok din görülmüştür. Bunların hepsinin müşterek özellikleri, iman, cemiyet ve ibadet olmuştur. Nerede insan var olmuşsa orada bir din ve bu dinin ibadetleri olmuştur. Çünkü ibadet insanoğlunda fıtrîdir, yaratılışında vardır. Mevlâmız insanı yaratırken kulluk edecek, kul olduğunu bilecek şekilde yaratmıştır. Ancak insanoğlu çoğu zaman fıtratını yanlış ve kötü yere kullanmış, pek çok sahte ilâh edinip, onlara taparak yoldan sapmıştır.

Halbuki insanın hayatı ancak doğru inanca sahip olup, hakiki yaratıcıya karşı kulluk vazifelerini yerine getirmekle mana kazanır, insanın yaratılışındaki güzellikler ortaya çıkar. Çünkü ibadet, nefs ve amellerin temizlenmesi, insanî yönlerin ışıldayıp açığa çıkması için güzel bir vasıta ve ilâhi bir vesiledir.

Mevlâ'nın emirlerinde birçok hikmet, maddi ve manevi pek çok menfaat olduğunda asla şüphe yoktur. Bedenin belli gıdalara ihtiyacı olduğu gibi ruhun da ibadet etmeye, manevi gıdaya ihtiyacı vardır. Beden ve ruhtan ibaret olan insanoğlu, yaratılışının bu iki cephesine aynı ölçüde özen göstermesi gerekir. Ruhun en önemli gıdası, sağlam bir iman ve huşu ile yapılan ibadettir.

İbadetler imanın güçlenmesini ve ahlâken olgunlaşmayı sağlar. İbadetle beslenen iman ağacının meyvesi güzel ahlâktır. İbadete devam eden kimsenin kalbinde iman nuru parlar, Allah korkusu ve sorumluluk duygusu yerleşir. İbadet sayesinde kötü düşüncelerden, günah kirlerinden arınır. Ahlâk ve fazilet sahibi olgun bir mümin haline gelir. Dünyanın maddi bağlarından kurtularak ruhen yükselir ve önündeki engelleri ortadan kaldırarak ebedi saadet yurduna ulaşır.

Rabbimizin yarattığı her şey O'na ibadet etmektedir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyruluyor: 'Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı tesbih etmesin.' (İsra, 44). Mukaddes kitabımız bilinen ve bilinmeyen bütün varlıkların kendilerine has bir şekilde ibadet yaptıklarını bizlere haber verir. Hatta gök gürültüsü bile Allah'ı hamd ve tesbihtir.

Bütün yaratılmışlar içinde ayrı, seçkin bir yeri olan, üstün yeteneklerle donatılmış olan insanoğlu ise elbette yüce bir gaye için yaratılmıştır. Bu gaye de Allah'ı bilmek ve O'na layıkıyla ibadet etmektir. Bu ibadet de sadece Mevlâ'nın emrini yerine getirmek ve O'nun rızasını kazanmak maksadıyla yapılır. Allah indinde makbul olan, böyle halisane olarak yapılan ibadettir.

İhlâs, yapılan ibadetin ruhu hükmündedir. İhlâssız ibadet ruhsuzdur, kıymeti yoktur. Sadece Mevlâ'nın emri olduğu için, Rıza-yı İlâhi'yi kazanmak için ibadet yapılır, ihlâs budur. Dünyevî bir menfaat için ibadet yapılsa, ihlâs olmadığı için Allah indinde makbul olmaz.

Diğer dinlerde de ibadet vardır. Kimine göre ibadet, dünya lezzetlerini tamamen terk ederek insanlardan ayrı yaşamaktan ibarettir. Bir diğerinde, sadece özel mabetlerde yapılabilen bir iştir. Bir başkasında sadece din adamlarının gözetiminde yapılabilecek bir törendir.

Mücella dinimiz İslâm ise ibadeti Allah ile kulları arasında herhangi bir aracıya bağlı kılmamış, herkesin Yüce Mevlâ ile doğrudan kurabileceği bir bağ, bir irtibat olarak tebliğ etmiştir. Allah indinde alim ve din hizmeti görenler ile, avam ve sıradan kişi kulluk bakımından eşittir. Üstünlük ancak takva iledir.

Dinimiz dünya lezzetlerini tamamen terk edip halktan ayrı yaşamayı da emretmez. İslâmiyet'te ibadetin mana ve kapsamı çok geniştir. Sadece namazlardan, duadan ve zikirlerden ibaret değildir. Belki bir insanın Rabbinin emrine tutunarak, O'nun rızasını kazanmak için yaptığı her güzel iş (salih amel) bir nevi ibadettir. O iş, mesela rızık temini veya evlilik gibi kişinin dünyevî arzusu kabilinden olsa bile...

Mümin kul, insan tabiatının gerektirdiği, zevk ve lezzet aldığı yemek, içmek, uyumak, gezmek, çalışmak gibi işleri de Allah'ın emrine uygun ve O'nun rızasını talep ederek yapar. Helal olanla yetinir, haramdan korunur. Allah'ın emirlerini yerine getirebilmek gayesiyle yer, içer, uyur... Böylece nefsine zevk ve lezzet veren bütün cismani fiiller bu halisane niyet sebebiyle bir nevi ibadet olur, sevap alır.

Hatta kişi, maddi hayatın meşru zevk ve lezzetleri içinde yaşarken de halisane bir niyetle Allah'a teveccüh ederse, bu fiilleri vasıtasıyla da Allah'a yaklaşır. Bu gibi lezzet ve nimetlerde de taat ve Allah'a teveccüh vardır. İbadette aranan mana da zaten budur.

Tekrar belirtelim, dinimizde ibadetin manasının böylesine genişletilmiş olması, insanın namaz, oruç, hac, zekât gibi farz ibadetleri yapmaktan kesinlikle muaf kılmaz. Çünkü bu farizalar doğrudan Cenab-ı Hak tarafından emredilmiştir. Çünkü bunlar kulun Allah'a bağlılığını ve yakınlığını temin eden esas merkezlerdir. Diğer hiçbir iş bu farzların yerine konulamaz.

Durum böyleyken, bazı tembel ve umursamaz kimselerin üzerlerine farz kılınan ibadetler hakkında 'Aslolan kalp temizliğidir, iyi niyet ve güzel işlerdir, namaz ve oruçla din olmaz!' gibi sözleri, cehalet, acizlik ve büyük bir aldanıştır. İhmal ve tembelliklerinden dolayı korkunç bir yanlış anlama ve anlatmadır.

Her münkir kendisinin herkesten daha abid olduğunu iddia eder. Fakat Fahr-i Alem s.a.v.: 'Namaz dinin direğidir. Onu terkeden dinini yıkmış olur.' buyurarak ölçüyü bildirmiş, yalan söyleyenlerin yolunu kapamıştır.

Gerçek şudur: Dinimiz ibadetin manasını genişletmekle, beşer hayatını ıslah etmeyi, hayatın güçlüklerine sabırla göğüs germeyi, müşterek hayrı elde etmek için çalışmayı ve kötülükle mücalede etmeyi hedef edinmiştir. Nezih ve kaliteli bir hayat için beşeri ve sosyal kuvvetleri toplumun hayrına kullanmak gerekir. İslâm'ın getirdiği ilâhi esaslar ve ibadetteki geniş anlayış bu hayırlı neticeleri temin etmeye kâfidir.

Rivayete göre Hz. Aişe r.a. Validemiz, zayıflıktan yüzü sararmış, beli bükülmüş bir şahsı görünce, bunun kim olduğunu sormuş. Bu zat zahit bir kimsedir, cevabını alınca zühdün bu şeklini reddederek şöyle demiştir:

'Ömer b. Hattap insanların en zahidi idi. Fakat bir şey söyleyince sözünü dinletir, yürüyünce hızlı yürür, vurunca da çok acıtırdı.'

Rabbimiz bizleri her işini rızası için niyet ederek yapan ve ibadet sevabı alan kullarından eylesin.

Rabbimizin tevfik ve inayeti ile...


S.Mübarek Erol


Admin · 298 görünüşler · 1 yorum

Komple yazıya sürekli link

http://menzil.yetkinblog.org/Menzil-SULTANLAR-b1/Hayat-Bir-Ybadettir-b1-p2.htm

Yorumlar

Bu yazı için daha Yorum yok...


Yorum bırakın

Yorumların yeni statüleri: Yayınlanmış





URL'niz ilan edilecek

 
Resimdeki kodu girin


Yorumun metni

Seçimler
   (Ismi,epostayı ve url'i cookies lere kaydet.)